“Karadeniz’de Fütüvvet ve Ahilik Sempozyumu/Şûrası-II: Şeyh İdris” Gerçekleştirildi

28 Eylül 2026 Pazartesi

Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından, çeşitli kurum ve kuruluşların katkılarıyla düzenlenen “Karadeniz’de Fütüvvet ve Ahilik Sempozyumu/Şûrası-II: Şeyh İdris”, 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Giresun ve Piraziz’de gerçekleştirildi. İki gün süren sempozyumda fütüvvet ve ahilik geleneğinin tarihî, dinî, tasavvufî, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları ile Karadeniz’de önemli bir ahi şahsiyeti olan Şeyh İdris’in hayatı, faaliyetleri ve bıraktığı miras farklı disiplinler çerçevesinde ele alındı. 

Sempozyumun gerçekleştirilmesine Piraziz Kaymakamlığı, Giresun İl Müftülüğü, Piraziz Belediyesi, KOSTÜ, Piraziz İlçe Müftülüğü, Giresun-Piraziz İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, ASKON Giresun Şubesi, Zirve İlaçlama (Ömer Karahasan) ve Giresun Üniversitesi Genç Türk Kızılay Topluluğu paydaş ve destekçi olarak katkı sundu.

Sunuculuğunu Fakültemiz Dr. Öğr. Üyesi Samet KARAHÜSEYİN’in yaptığı sempozyum, üniversitemiz Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Tilavetin ardından sempozyumun bilimsel organizasyonunda görev alan akademisyenler adına Fakültemiz Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Selim HARPUTLU katılımcılara hitap etti. Dr. Öğr. Üyesi HARPUTLU, konuşmasında sempozyumun amacı ve önemine değinerek, Karadeniz’deki ahilik mirası ile Şeyh İdris’in bilimsel çalışmalarla ele alınmasının önemini vurguladı.

Bilimsel organizasyon ekibi adına gerçekleştirilen konuşmanın ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda Giresun ASKON Şube Başkanı Yener TÜRK, KOSTÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Talip EMİROĞLU, Giresun İl Müftüsü Selçuk KILIÇBAY, Piraziz Belediye Başkanı M. Esat AYYILDIZ, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz CAN, Milletvekili Hasan TURAN ve Giresun Valisi Mustafa KOÇ katılımcılara hitap etti.

Akabinde Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Muharrem AKOĞLU tarafından açılış konferansı gerçekleştirildi. Prof. Dr. AKOĞLU, bu programın fakültemiz tarafından daha önce düzenlenen Hacı Abdullah Halife Sempozyumu’nun devamı niteliğinde olduğunu belirterek, bu kez Şeyh İdris’in odağa alındığını ve Karadeniz’deki fütüvvet ve ahilik mirasının ilmî çalışmalarla ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.

İlk gün gerçekleştirilen bilimsel oturumlarda, ahiliğin kurumsal yapısı, Karadeniz’deki dinî ve sosyal teşkilatlanma süreçleri, fütüvvet anlayışının ahlâk ve toplum düzenindeki yeri ele alındı. Şeyh İdris Zaviyesi ve Tekkesi başta olmak üzere zaviyelerin bölgenin iskânı ve dinî hayatındaki rolü değerlendirildi.
Oturumlarda ayrıca ahiliğin sosyal, siyasal ve ekonomik işlevleri; esnaf sandıkları, sosyal dayanışma, meslek ahlâkı ve iş etiği üzerinde duruldu. Fütüvvetin tasavvufî, kültürel ve edebî boyutları insan-ı kâmil anlayışı, Türk kültürü, vahdet-i vücûd düşüncesi ve klasik fütüvvet literatürü üzerinden incelendi. Karadeniz’deki ahilik yapılanması ise toplumsal hafıza, vakıflar, zaviyeler, arşiv belgeleri ve iskân hareketleri çerçevesinde değerlendirildi.

Sempozyumun ilmî programı, Şeyh İdris’in tarihî mirasının yaşadığı mekânlarla da buluştu. İlk günün akşam yemeği, Piraziz’de restorasyonu gerçekleştirilen Şeyh İdris Misafirhanesi’nde verildi. Restorasyonla yeniden ihya edilen Şeyh İdris Misafirhanesi’nin sempozyum vesilesiyle ilim ve kültür insanlarını ağırlaması, geçmiş ile günümüz arasında anlamlı bir bağ kurulmasına vesile oldu.

Program kapsamında Ahi Şeyhi Şeyh İdris’in türbesi de ziyaret edilerek türbesi başında hayırla yâd edildi. Böylece sempozyumda akademik bildirilerle incelenen tarihî miras, ait olduğu mekânda ve manevi atmosfer içerisinde yeniden hatırlandı.

Sempozyumun ikinci günü ise, Piraziz’de gerçekleştirilen oturumlarla Şeyh İdris’in Karadeniz ahiliğindeki yeri, bölgedeki ahi ve sûfî çevrelerle ilişkisi ve toplumsal hafızadaki karşılığı ele alındı. Ayrıca Şeyh İdris Zaviyesi, bölgedeki ocak ve zaviyeler, arşiv belgeleri ile tekke vakfına ait yapıların mimari özellikleri değerlendirilerek Şeyh İdris’in tarihî ve kültürel mirası farklı yönleriyle incelendi.

Sempozyumun değerlendirme oturumu, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Yılmaz CAN başkanlığında gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. CAN, İslam medeniyetinin üzerinde yükseldiği değerlerin yaşanılan şehirlere de yansıdığını vurgulayarak oturumu başlattı ve İlahiyat Fakültesi bünyesinde son bir yıl içerisinde gerçekleştirilen üç sempozyumdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ardından ilk sözü, bölgeye dair önemli çalışmaları bulunan Prof. Dr. Feridun Mustafa EMECEN’e verdi.

Prof. Dr. EMECEN, Bulancak, Piraziz ve Şalpazarı üzerine başlayan çalışmalarını daha sonra Karadeniz kıyı kentleri tarihine ilişkin araştırmalarında bütünleştirdiğini belirterek bu çalışmaların gelişim sürecine dair bilgiler sundu. Ayrıca vakfiye çalışmalarında izlenmesi gereken yöntemler ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. İlhan ŞAHİN, Giresun’la ilgili gerçekleştirdiği yayın ve çalışmaların zaman içerisinde kendisinde bölgeye yönelik bir aidiyet duygusu oluşturduğunu ifade etti. Bu vurgu katılımcılar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Prof. Dr. Eyüp NEFES ise bir önceki oturumda da gündeme gelen Şeyh İdris Türbesi’nin restorasyonu sonrasında fark edilen bazı eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek, bu hususun takipçisi olacağını ifade etti. Prof. Dr. NEFES ayrıca, kabristanda bulunan mezar taşlarının aslına uygun biçimde korunması ve yaşatılması konusunda gösterilen hassasiyetin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı ve Şeyh İdris’in tarihî mirasının daha sistemli biçimde korunması amacıyla Şeyh İdris Vakfı kurulması teklifini dile getirdi.

Bölge tarihi üzerine çok sayıda çalışması bulunan Mehmet FATSA, yöreye ilişkin yayımladığı makalelerde ortaya koyduğu birikim çerçevesinde Şeyh İdris Türbesi’nin tarihî misyonunu ve geçmişten günümüze taşıdığı işlevselliği öne çıkardı.

Değerlendirme oturumunun sonunda Dekan Prof. Dr. Muharrem AKOĞLU, özellikle 2000’li yıllardan sonra Türkiye’nin öncelediği hedefler doğrultusunda kadim ve manevi değerlerin güncellenerek yeniden görünür kılınmasının önemine dikkat çekti. Prof. Dr. AKOĞLU, bu anlayış doğrultusunda gerçekleştirilen sempozyumların ilmî ve toplumsal değerine vurgu yaparak, organizasyonun gerçekleşmesine ilmî ve kurumsal düzeyde katkı sunanlara teşekkür etti.